Tom ve Mary arabalarına bindi.
Tom and Mary got into their car.
Yabancıların arabalarına binmeyin.
Don't take rides from strangers.
Tom ve Mary arabalarına kadar yürüdü.
Tom and Mary walked to their car.
Adamları onu alır ve arabalarına binerler.
His men pick him up and drive off in their car.
Tom ve Mary çabucak arabalarına bindiler ve uzaklaştılar.
Tom and Mary quickly got into their car and drove away.
Firavunun arabalarına koşulu kısrağa benzetiyorum seni, aşkım benim!
I have compared you, my love, to a steed in Pharaoh's chariots.
Tom bir spor araba istedi ve aile arabalarına bakmakla bile hiç ilgilenmedi.
Tom wanted a sports car and wasn't at all interested in even looking at family cars.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.
Without realizing it, my desire set me with my royal people's chariots. Friends
Bazıları savaş arabalarına, Bazıları atlarına güvenir, Bizse Tanrımız RABbin adına güveniriz.
Some trust in chariots, and some in horses, but we trust the name of Yahweh our God.
Cena, kas arabalarından koleksiyon yapmaktadır ve yaklaşık 20'nin üzerinde kas arabalarına sahiptir.
He is also a serious automobile collector with over 20 cars.
arabalarına ile daha fazla örnek cümle →