Tanım
•(mecaz) annenin şefkati, sevecenliği
•bebeklerin oturtulduğu salıngaçlı seyyar küçük yatak.
•Ananın sevgi ve sevecenlikle dolu çevresi
•Bebeği yatırmak veya uyutmak için kullanılan, kendiliğinden sallanan bir tür araç
Örnek Cümleler
Onun, ana kucağı gibi sığınacak yeri, ana yurdu, cehennem uçurumudur.
Will have the Abyss for abode.
Oysa beni ana rahminden çıkaran, Ana kucağındayken sana güvenmeyi öğreten sensin.
But you brought me out of the womb. You made me trust at my mother's breasts.
Bebeğinizi kucağınıza alabilirsiniz, ana kucağı denilen taşıma aparatını kullanabilirsiniz.
You can put the baby in your arms, put the baby in a carriage, or in the crib, and they look up.
ana kucağı ile daha fazla örnek cümle →