öldürtmek
/øl.dyɾtˈmek/
verb
C2 seviye
TR → EN
Çekim Tablosu
Geniş zamanöldürtemem
Şimdiki zamanöldürtebiliyor
Gelecek zamanöldürtecek
Geçmiş zamanöldürtemedi
Şartöldürtemese
Gerekliliköldürtememeli
Emiröldürt
Tanım
•Öldürmek işini yaptırmak
Etimoloji
öldür- (“to kill”) + -t- (causative suffix) + -mek (infinitive suffix).
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleleröldürtmek ile daha fazla örnek cümle →
Bizi kim öldürtmek istiyor?
Who wants us killed?
Çünkü böyle bir yönetim insanı insana öldürtmektedir.
To kill one of these is like killing a person.
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.
Herodias set herself against him, and desired to kill him, but she couldn't,
Amcası olan Rıdvan kendine rakip bırakmamak hedefiyle tüm kardeşlerini öldürtmek emri vermişti.
Ask your commissioner if my brother did not barely escape being killed.
Hirodes Yahyayı öldürtmek istemiş, ama halktan korkmuştu. Çünkü halk Yahyayı peygamber sayıyordu.
When he would have put him to death, he feared the multitude, because they counted him as a prophet.