Ana içeriğe geç
Sözlük
/
çevre kirliliği

çevre kirliliği

"çevre kirliliği" kelimesinin İngilizcesi: pollution. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelpollution

Görsel

Kullanılmış sprey boyalar ve bidonlar: çevre kirliliği ve atık yönetimi

Tanım

•çevrede meydana gelen ve canlıların sağlığını, çevresel değerleri ve ekolojik dengeyi bozabilecek her türlü olumsuz etki
•Doğal kaynakların aşırı ve yanlış kullanılması, tahrip edilmesi sonucunda çevrede dengenin olumsuz yönde bozulması ve birtakım sorunların ortaya çıkması

Diğer Dillerde

AlmancaPollution, Umweltverschmutzung, Verschmutzung, Verunreinigung (dişil) /pɔluˈt͡si̯oːn/
nocturnal emission
çekim: çoğul Pollutionen · tamlayan Pollutionen
köken: Possibly borrowed from English pollution
Schadstoffe werden freigesetzt, die wirtschaftliche Kosten haben, Gesundheitskosten und so weiter. — Çevre kirliliğine yol açan ve ekonomik maliyet getiren sağlık maliyeti getiren işlerden bahsediyorum.
Fransızcadéfilement, pollution (eril) /de.fil.mɑ̃/
defilement: the use of terrain and fortification to protect a location from enfilading fire · unreeling, unwinding · playing, showing, projection
çekim: çoğul défilements
köken: From défiler + -ment.
aile: roulette de défilement
Ça cause l"émission de polluants, qui ont un coût économique, un coût de santé et ainsi de suite. — Çevre kirliliğine yol açan ve ekonomik maliyet getiren sağlık maliyeti getiren işlerden bahsediyorum.
İspanyolcacontaminación, polución (dişil) /kontaminaˈθjon/
pollution; contamination
çekim: çoğul contaminaciones
eş: polución
köken: Borrowed from Latin contāminātiōnem.
aile: anticontaminación, contaminación acústica, contaminación ambiental, contaminación atmosférica, contaminación cruzada, contaminación del suelo, contaminación electromagnética, contaminación hídrica, contaminación lumínica, contaminación radiactiva
Es la mayor inversión privada en el ámbito de la investigación sobre el autismo. — En önemli çalışma sahası Çevre kirliliği ile ilgili araştırmalar.
En las ciudades, hay mucha contaminación.
İtalyancainquinamento, inquinante, polluzione (eril) /in.kwi.naˈmen.to/
pollution
çekim: çoğul inquinamenti
eş: avvelenamento, contaminazione, infezione, alterazione, ammorbamento, degrado
köken: From inquinare + -mento.
Causano l'emissione di inquinanti, che hanno un costo economico, un costo in salute e così via. — Çevre kirliliğine yol açan ve ekonomik maliyet getiren sağlık maliyeti getiren işlerden bahsediyorum.
Производство выпускает загрязняющие вещества, которые наносят урон экономике, урон здоровью и т. д. — Çevre kirliliğine yol açan ve ekonomik maliyet getiren sağlık maliyeti getiren işlerden bahsediyorum.
ومرة أخرى الهند لا تملك ترف جعل بيئتها قذرة — Ve sonra yine, Hindistanın çevre kirliligi oluşturma lüksü de yoktur
Kazakçaластау
sullying, besmirching
eş: smet, blaam, smet, verontreiniging, bevlekking
köken: From bezoedelen + -ing.
Daarnaast heeft India niet de luxe om haar milieu te vervuilen. — Ve sonra yine, Hindistanın çevre kirliligi oluşturma lüksü de yoktur
Portekizcepolução, poluente, poluição (dişil) /po.luˈsɐ̃w̃/
pollution (emission of semen at times other than in sexual intercourse; nocturnal emission) · synonym of poluição
çekim: çoğul poluções
köken: Borrowed from Latin pollūtiōnem.
A poluição tem chegado em alguns lugares a altos níveis. — Çevre kirliliği ciddi boyutlara ulaştı.
infection · contagion · contamination, pollution
çekim: çoğul μολύνσεις · tamlayan μόλυνσης
köken: Learned borrowing from Koine Greek μόλυνσις (mólunsis, “defilement”) with -ση (-si) ending and semantic loan from English pollution.
Η ρύπανση του περιβάλλοντος πήρε μεγάλες διαστάσεις. — Çevre kirliliği ciddi boyutlara ulaştı.
Japonca汚染, 汚染物質 /o̞sẽ̞ɴ/
pollution; contamination
çekim: geçmiş 汚染した
aile: 熱汚染, 大気汚染, 環境汚染, 化学汚染, 土壌汚染, 複合汚染, 海洋汚染, 水質汚染, 自家汚染, 農薬汚染
インドも環境を汚染できる程 余裕のある立場にはありません — Ve sonra yine, Hindistanın çevre kirliligi oluşturma lüksü de yoktur
Korece오염 /ˈo̞(ː)jʌ̹m/
pollution; contamination
köken: Sino-Korean word from 汚染, from 汚 (“dirty”) + 染 (“dirtying”).
aile: 오염하다, 오염되다, 대기오염
인도 역시 환경을 훼손할 여유있는 입장이 아닙니다 — Ve sonra yine, Hindistanın çevre kirliligi oluşturma lüksü de yoktur
pollution, contamination, tainting · a single instance of the above, e.g. (the contents of) an oil spoil or (the pathogen contained in) a food contamination · an additive
çekim: çoğul föroreningar · tamlayan förorenings
köken: förorena (“pollute, contaminate, taint”) + -ing (“-ing”)
aile: ljusförorening, luftförorening
Lehçezanieczyszczenie (nötr) /za.ɲɛ.t͡ʂɘʂˈt͡ʂɛ.ɲɛ/
contaminant, impurity, foreign matter (something which contaminates)
çekim: çoğul zanieczyszczenia · tamlayan zanieczyszczenia
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *gʰe? Proto-Indo-European *ǵʰō Proto-Balto-Slavic *źō Proto-Slavic *za Proto-Slavic *za- Old Polish za- Polish za- Proto-Indo-European *né Proto-Balto-Slavic *ne Proto-Slavic *ne Old Polish nie Old Polish nie- Polish nie- Proto-Indo-European *sek-? Proto-Indo-European *-éyti Proto-Indo-European *skey- Proto-Indo-European *skeyd- Proto-Indo-European *-tós…
Emisja zanieczyszczeń niesie za sobą koszta ekonomiczne, zdrowotne itd. — Çevre kirliliğine yol açan ve ekonomik maliyet getiren sağlık maliyeti getiren işlerden bahsediyorum.
Hintçeकालुष्य, प्रदूषण (eril) /pɾə.d̪uː.ʂəɳ/
pollution · the act of destroying, killing
çekim: çoğul प्रदूषणों
köken: Borrowed from Sanskrit प्रदूषण (pradūṣaṇa). Popularity may reflect a phono-semantic matching of English pollution.
Finceitsesaastutus, saaste, saastuminen, saastuttaminen /ˈitse(ˣ)ˌsɑːstutus/
self-pollution (masturbation)
çekim: çoğul itsesaastutukset · tamlayan itsesaastutuksen
köken: itse (“self-”) + saastutus (“contamination”)
Çekçepoluce, znečištění (dişil) /ˈpolut͡sɛ/
nocturnal emission
çekim: çoğul polucí · tamlayan polucí
Rumencepoluare (dişil)
pollution
çekim: çoğul poluări · tamlayan poluări
köken: From polua + -re.
Cea mai mare parte a districtului este nelocuită, cu regiuni de natură neatinsă de mâna omului. — Çevre kirliliği, çevrenin doğal olmayan bir şekilde insan eliyle bozulmasıdır.
Macarcakörnyezetszennyezés, pollúció, szennyeződés /ˈkørɲɛzɛt͡sːɛɲːɛzeːʃ/
pollution (the contamination of the environment by harmful substances)
çekim: çoğul környezetszennyezések
köken: környezet + szennyezés
Szennyezőanyagok kibocsátását okozza, melyeknek van gazdasági, egészségügyi és más áruk. — Çevre kirliliğine yol açan ve ekonomik maliyet getiren sağlık maliyeti getiren işlerden bahsediyorum.
infection · pollution, contamination
çekim: çoğul זיהומים
aile: זיהום אור
ושוב להודו אין את המותרות להפוך את הסביבה למלוכלכת — Ve sonra yine, Hindistanın çevre kirliligi oluşturma lüksü de yoktur
Latincecontaminatio (dişil) /kɔn.taː.mɪˈnaː.ti.oː/
contamination, pollution · defilement
çekim: çoğul contāminātiōnēs · tamlayan contāminātiōnis
köken: Etymology tree Latin contāminō Proto-Indo-European *-tis Proto-Indo-European *-Hō Proto-Indo-European *-tiHō Proto-Italic *-tiō Latin -tiō Latin contāminātiō From contāminō + -tiō.
Dancaforurening
pollution
çekim: çoğul forureninger · tamlayan forurenings
köken: forurene + -ing
aile: luftforurening, lysforurening
Der skal lægges større vægt på at forebygge forurening. — Çevre kirliliğini önleme konusunda titizlik gösterir.
Norveççeforurensing
Hydrogendrevne kjøretøy forurenser derfor ikke lokalt. — Bu nedenle hidrojen gazlı kaynak makineleri çevre kirliliği yapmaz.
Endonezcepencemaran, polusi /pən.t͡ʃə.ma.ran/
pollution
çekim: çoğul pencemaran-pencemaran
köken: From peng- -an + cemar (“dirty”), the sense in law is a semantic loan from Dutch smaad.
Usaha yang mengeluarkan polusi, yang berdampak pada ekonomi, kesehatan, dan sebagainya. — Çevre kirliliğine yol açan ve ekonomik maliyet getiren sağlık maliyeti getiren işlerden bahsediyorum.
pencemaran lingkungan
pencemaran sungai
pencemaran udara
Vietnamcasự ô nhiễm
Природата в района е непокътната от човешка ръка. — Çevre kirliliği, çevrenin doğal olmayan bir şekilde insan eliyle bozulmasıdır.

Örnek Cümleler

Çünkü şehirlerde çevre kirliliği var.
Because there's pollution in the cities.
Çevre kirliliği ciddi boyutlara ulaştı.
Environmental pollution has taken on large dimensions.
Çevre kirliliği ile nasıl uğraşacağın ciddi bir konudur.
How to deal with environmental pollution is a serious matter.
Ekonomik büyüme çevre kirliliği pahasına sürdürülmemelidir.
Economic growth must not be pursued at the expense of environmental pollution.
En önemli çalışma sahası Çevre kirliliği ile ilgili araştırmalar.
Bemerkungen zur Frage des schädlichen Raumes.
Bu atıkların kullanımı çevre kirliliğinin azalmasına katkıda bulunacaktır.
Using slash in this manner reduces ground damage.
Çevre kirliliğinin bir sonucu olarak gölde hiçbir yaşam formu mevcut değil.
As a result of pollution, the lake is without any form of life.
Çevre kirliliğinin bir sonucu olarak gölde hiç bir yaşam formu mevcut değil.
As a result of pollution, the lake is without any form of life.
Hükümet ve endüstri çevre kirliliğiyle mücadele etmek için işbirliği yapıyor.
The government and industry are cooperating to fight pollution.
Makedonya'daki çevre kirliliğini azaltmak için bir fizibilite çalışması yürütüldü.
A feasibility study has been conducted for reducing environmental pollution in Macedonia.
Petrol krizi ve çevre kirliliği yenilenebilir enerji kullanımında bir artış yaratmıştır.
The oil crisis and pollution of the environment prompted the increased use of renewable energy.
Otogaz kullanan araçlar çevre kirliliğini azaltıyor ve otogaz kurşun veya kükürt içermiyor.
Cars running on autogas reduce environmental pollution, as autogas does not contain lead or sulfur.
çevre kirliliği ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod