çatlamış
C2 seviye
TR → EN
Görsel




Tanım
•çatlamak fiilinin bildirme kipi öğrenilen geçmiş zaman 3. teklik şahıs olumlu çekimi
Örnek Cümleler
Ellerim çatlamış.
My hands are chapped.
Ekran çatlamıştı.
The screen was cracked.
Benim dudaklarım çatlamış.
I have chapped lips.
Gök yarılıp-çatlamıştır; artık o gün, 'sarkmış-za'fa uğramıştır.'
The sky will cleave asunder on that day and fall to pieces.
Pervane birkaç yerinden çatlamış ve bir kanadın büyük bir parçası eksik.
The propeller is cracked in several places, and one blade has a large piece missing.
TV'deki çatlamış yollar ve biri temeli üzerinde yan yatmış hasarlı evler gosterildi.
TV reports showed cracked roads and damaged houses, including one tilting on its foundation.
Johnson Hinton, Harlem'deki bir karakolun arka odasında, kafatası çatlamış şekilde yatıyordu.
His skull fractured, Johnson Hinton lay in a back room of a Harlem police station.
Bu nedenle gök bile yarılıp-çatlamıştır; (artık) O'nun va'di gerçekleştirilip-yerine getirilmiştir.
The heavens itself will be rent asunder (on that day). His promise is bound to be fulfilled.