çıngırak

/t͡ʃɯn.ɡɯˈɾak/
noun
TR → EN

Görsel

Benekli çıngırak yılanı - doğada yakın çekim

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)çıngırağı
Yönelme (-e)çıngırağa
Bulunma (-de)çıngırakta
Çıkma (-den)çıngıraktan
Tamlayan (-in)çıngırağın
Çoğul (-ler)çıngıraklar

Tanım

•(Burdur ağzı) Çıra
•(Bursa ağzı) Beygir koşulan düvenin ön tarafına konulan, beygirin yan kayışlarının bağlandığı ağaçtan yapılmış falaka.
•(Gümüşhane ağzı) Çok açık ve soğuk hava
•Hayvanların boynuna veya ses çıkarması istenen yerlere asılan, içinde hareket eden küçük taneler bulunan madeni yuvarlak
•İçindeki tanelerin hareketiyle ses çıkaran metal nesne; çıngırdak
•İçindeki tanelerin hareketiyle ses çıkaran, saplı, metal çocuk oyuncağı:
•Kuyudan kolaylıkla su çekmeyi sağlayan ağaç düzen, seren
•İçindeki tanelerin hareketiyle ses çıkaran metal nesne

Atasözü & Deyim

“Çıngıraklı deve kaybolmaz”

Diğer Dillerde

Almancaschelle (dişil)
inflection of schellen: · first/third-person singular subjunctive I · singular imperative
çekim: çoğul Schellen · tamlayan Schellen
eş: Glocke, Klingel, Bollen, Maulschelle
köken: From Middle High German schelle, from Old High German scella, from Proto-Germanic *skellǭ (“bell”), from Proto-Indo-European *skel- (“to sound; resound; ring”); see the related schellen (“to ring”) for more.
aile: Kuhschelle, Maulschelle
Vielleicht lebte auch eine Wald-Klapperschlange da. — Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.
Rusçaбубенцы, колокольчик, бубенчик
Возможно там обитал ползучий гремучник. — Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish چنغراق (çıngırak, “bell”), itself from Proto-Turkic *čïŋra-. Compare to Southern Altai шаҥыра- (šaŋïra-, “to bell”), etc.

Örnek Cümleler

HMS Çıngıraklı Yılan, 1853
HMS Rattlesnake, painted 1853.
Bebek bir çıngırakla oynuyordu.
The baby was playing with a rattle.
Pembe çiçekli çıngırakotları da vardır.
There is also a pink-flowered form.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.
Maybe a timber rattlesnake lived there.
Tom bir çıngıraklı yılan tarafından ısırıldı.
Tom was bitten by a rattlesnake.
Tom, bir çıngıraklı yılan tarafından ısırıldı.
Tom has been bitten by a rattlesnake.
Bir çıngıraklı yılanın ısırığı zehirle doludur.
A rattlesnake's bite is filled with poison.
Dikkat et. Çıngıraklı yılanlar ve akrepler var.
Watch out. There are rattlesnakes and scorpions.
Purim için bir hediye olarak bir çıngırak aldım.
I received a rattle as a gift for Purim.
Tom henüz bir çıngıraklı yılan tarafından ısırılmadı.
Tom hasn't been bitten by a rattlesnake yet.
çıngırak ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelbellflower