Tanım
•moving in a twisting or snake-like or wormlike fashion
Etimoloji
From Middle English writhyng; equivalent to writhe + -ing.
Örnek Cümleler
Tom acı içinde kıvranıyordu.
Tom was writhing in agony.
Yaralı asker acı içinde kıvranıyor.
The wounded soldier is writhing in pain.
Krusty kıvranıp inlerken "Ölüyorum.
The children watching laugh and cheer while Krusty is writhing and groaning, "I'm dying.
O zaman senin için ne yanlış olacak ?
This life is burping; it's twisting, it's writhing for you to find 'you'.
Tom yere çömelmiş, acı içinde kıvranıyordu.
Tom is crouched on the floor, writhing in pain.
Kaplan daha sona benim "ızdırap içinde kıvrandığımı" söyleyecekti.
Kaplan would later describe me as 'writhing in agony.'