well known
EN → TR
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
long familiar
Örnek Cümleler
O tanınmış birisidir.
He's a well-known person.
O çok iyi tanınmıştı.
He was very well known.
Sonuçlar iyi bilinir.
The consequences are well known.
O, Cezayir'de meşhur.
He's well known in Algeria.
Tom iyi bilinmektedir.
Tom is well known.
Gayet iyi biliniyorlar.
It's very well known.
Biz çok iyi tanınıyoruz.
We are very well known.
Tom oldukça iyi bilinir.
Tom is fairly well known.
Bu iyi bilinen bir olgu.
This is a well-known phenomenon.
Lincoln iyi tanınmıyordu.
Lincoln was not well-known.
Tom tanınmış bir şarkıcı.
Tom is a well-known singer.
Bu iyi bilinen bir gerçek.
It's a well-known fact.