vigor

/ˈvɪɡɚ/2 hece
C2 seviye
EN → TR

Tanım

•an imaginative lively style (especially style of writing)

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Ýnsana enerji veriyor.
She's bubbling with vigor.
Paul Marc'tan daha güçlü.
Paul is more vigorous than Marc.
Tombul olabilirim ama dinçim.
I may be plump, but I'm vigorous.
Tamir; güç, canlılık demektir.
Tamir = strength, vigor
Altıncı hisleri çok kuvvetlidir.
The Sweet Sixteen is quite vigorous.
Hareketli egzersiz seni terletir.
Vigorous exercise makes you sweat.
Çok şiddetli bir tartışma yaptık.
We had a very vigorous debate.
Şiddetli bir tartışma başlattılar.
They started a vigorous discussion.
Büyük annem 82 yaşında hâlâ enerjik.
My grandmother is still vigorous at 82 years old.
Boyuncuk kısa; tepecik 2 yarıklıdır.
Allegro vigoroso, quasi alla breve 2.
Şu anda ateşli bir tartışma sürüyor.
Certainly, a vigorous discussion is under way.
Tom, Mary'nin elini kuvvetlice sıktı.
Tom shook Mary's hand vigorously.

İlgili / Bileşik Terimler

Genelkuvvet
Geneldinçlik
Genelgayret
Genelenerji.