verandah

/vəˈɹændə/
EN → TR

Tanım

•a porch along the outside of a building (sometimes partly enclosed)

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Basit bir mimari vardır.
There is a simple verandah.
Ben genellikle veranda üzerinde okurum.
I usually read on the verandah.
Çünkü saydığım bu üç mevkide gölge vardır.
It has verandahs on three sides.
Bunlar, diğer taşların önünde bir duvar oluştururlar.
They are fixed to exposed frames facing onto the verandahs.
Avlunun doğu tarafında, orijinal ahşap zeminli mescide açılan bir kapı bulunur.
In front of the verandah there has been a wooden porch.
Bu kuşlar, eşek arıları, ve yabanarısı yuvalarını da larvalarını bulmak için eşeler.
These houses have neither walls nor verandahs, and are encircled by cattle corrals.