uniquely
3 hece
C2 seviye
EN → TR
Tanım
•so as to be unique
Diğer Dillerde
Etimoloji
Etymology tree English unique Middle English -ly English -ly English uniquely From unique + -ly.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
İnsan için benzersiz bir başarı.
It's a uniquely human achievement.
Depolama ortamı benzersiz bir biçimde tanımlanabilir.
The storage media can be uniquely identified.
Ayrıca, tüm cilt tiplerine uygunluğu bakımından tekdir de.
And it's actually uniquely great for every skin type.
Varsayalım bir Levi-Civita bağlantısı var bu teklik belirler.
If a Levi-Civita connection exists, it is uniquely determined.
Müziği İspanyol tarzıdır ve müzikal milliyetçiliğin örneğidir.
His music is in a uniquely Spanish style and, as such, is representative of musical nationalism.
Bizim gibi, sadece kendilerine ait olan hayatın merkezindeler.
Like us they are the psychological centers of a life that is uniquely their own.
İlk NXT canlı özel etkinliği NXT Arrival adı altında yapılmıştır.
The first NXT live special was uniquely titled NXT Arrival in 2014.
Devletin, bu benzersiz marketler üzerinden belli çıkarları vardır.
And government has certain benefits it can uniquely bestow on these markets.
Dürtü yanıtı benzersiz optik sistemin giriş-çıkış davranışı tanımlar.
The impulse response uniquely defines the input-output behavior of the optical system.
Bir satırı tekil şekilde tanımlayabilmek, 1NF'nin bir gereksinimidir.
Being able to uniquely identify a row (tuple) is a requirement of 1NF.
Yani, eşi benzeri olmayan bir misafirperverlikle karşı karşıya değiliz.
So, we're not in a uniquely hospitable place.
Eşsiz bir şekilde, Svalbard'ın Norveç takımadaları tamamen vizesiz bölgedir.
Uniquely, the Norwegian special territory of Svalbard is an entirely visa-free zone.