Tanım
•a film or illustrated lecture on traveling
Örnek Cümleler
Sadece tek bir mürşit ya da yol gösterici vardır.
Both a travelogue and a guide.
Bu olay, Fransız gezgin Jean Chardin tarafından kağıda geçirilmiştir.
The episode was witnessed and described in his travelogue by the French traveller Jean Chardin.
III. Mamia Gurieli, Teramo Castelli'nin seyahat günlüğünden bir eskiz.
Mamia III Gurieli, a sketch from Teramo Castelli's travelogue.
Seyahatleri üzerine yazdığı gezi notları Welt am Sonntag gazetesinde yayımlandı.
A travelogue from his trip was published in the newspaper Sunnmørsposten.
Szemere, göçü sırasında Utazás keleten ("Doğuda Yolculuklar") adlı eserini yazdı.
During his emigration Szemere wrote a travelogue Utazás keleten ("Journeys in the East").