Kasaba halkı alkışladı.
The townspeople applauded.
Kasaba halkı merakla bana baktı.
The townspeople looked curiously at me.
Halk buna şaşırmış ancak çok şaşırmamıştı.
He warned the townspeople, but they ignored him.
Kasaba halkı kalın biftek yemekten hoşlanır.
The townspeople like to eat thick steaks.
Halkın genel geçim kaynağı çiftçilik ve hayvancılıktır.
The main livelihood of the townspeople is farming and animal husbandry.
IŞİD, Deyrizor'un şehir merkezini büyük bölümünden çekilmiştir.
He feels disconnected from most of the townspeople.
Mahallenin gelenek, görenekleri hakkında herhangi bir bilgi yoktur.
The townspeople have yet to find any clues about his disappearance.
Kasaba halkı kaçakçıların ne olduğunu hakkında şaşılacak derecede toydu.
The townspeople were astonishingly naive about what the smugglers were.
Aynı zamanda İstanbul Belediye Konservatuvarı piyano bölümüne de devam etmiştir.
Gradually the townspeople also leave the dining hall.
1998 yılında tekrar köyleri dönmüş olanlar vardır,fakat köy nüfus'u artık hiç artmamıştır.
This has remained since 2008, but the townspeople do not seem to mind.