terrorise

EN → TR

Tanım

•fill with terror; frighten greatly

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Bunlar ülkelerde azmışlardı.
Who terrorised the region,
Öylesine ki azdılar şehirlerde.
Who terrorised the region,
Tüm bunlar ülkelerinde azmışlardı.
Who terrorised the region,
Ki onlar, şehirlerde azgınlaşmışlardı.
Who terrorised the region,
Bunlar, ülkelerde azıp zulmetmişlerdi.
Who terrorised the region,
Ki onların hepsi ülkelerinde azgınlık ettiler.
Who terrorised the region,
Bütün bunlar, bulundukları ülkelerde azdıkça azdılar.
Who terrorised the region,
Ancak, halka zulmedenlere ve yeryüzünde haksız yere saldıranlara karşı durulmalıdır.
Blame lies on those who oppress, and terrorise the land unjustly.
İnsanlara zulmedenlere, yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlere karşı durulmalıdır.
Blame lies on those who oppress, and terrorise the land unjustly.
Ancak insanlara zulmedenlere ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlere ceza vardır.
Blame lies on those who oppress, and terrorise the land unjustly.
Yol ancak insanlara zulmedenler ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenler aleyhinedir.
Blame lies on those who oppress, and terrorise the land unjustly.
Ancak şunlar aleyhine yol vardır ki, insanlara zulmederler ve yeryüzünde haksız yere saldırırlar.
Blame lies on those who oppress, and terrorise the land unjustly.