Tanım
•a high-performance four-wheel drive car built on a truck chassis
Örnek Cümleler
Sami bir SUV'a sahipti.
Sami had an SUV.
Tom bir SUV kullanıyor.
Tom drives an SUV.
Bilasuvarazerbaijan. kgm
Bilasuvar
Sami'nin bir SUV'u vardı.
Sami had an SUV.
Venedik Panoraması ve lagünü.
Mount Vesuvius looms over the ruins of Pompeii.
Tom bir SUV'a ihtiyaç duymaz.
Tom doesn't need an SUV.
Letter to Suvorin, 27 Mart 1894.
Letter to Suvorin, 27 March 1894.
Bir arazi aracına ihtiyacım yok.
I don't need an SUV.
Sami, Leyla'yı SUV'undan çıkardı.
Sami pulled Layla out of her SUV.
Siyah bir SUV otelin önünde durdu.
A black SUV pulled up in front of the hotel.
20 Ekim 2007'de PSUV ile birleşti.
It merged into PSUV on 20 October 2007.