strangling
3 hece
C2 seviye
EN → TR
Tanım
•the act of suffocating (someone) by constricting the windpipe
Diğer Dillerde
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
choking
throttling
Örnek Cümleler
Göğüste boğulma hissi.
This is strangling feeling in the chest.
Sami, Leyla'yı boğmaya başladı.
Sami started strangling Layla.
"Yakası seni boğuyor gibi görünüyor."
"That collar looks to be strangling you."
Öyle ki, boğulmayı, Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.
so that my soul chooses strangling, death rather than my bones.
Bir çita bir impalayı boğarken, Timbavati Av Sahası, Güney Afrika
A cheetah strangling an impala, Timbavati Game Reserve, South Africa
Doğduğundan sonra ise, bebek Herkül'e onu boğması için yılanlar gönderir.
It draws on the myth of the infant Hercules strangling serpents sent to kill him.