Ayakta alkışlandım.
I got a standing ovation.
-Ayakta alkışlandık.
-With standing ovations.
Tom ayakta alkışladı.
Tom got a standing ovation.
Tom ayakta alkışlandı.
Tom received a standing ovation.
Biz ayakta alkışlandık.
We got a standing ovation.
Urmiye ve Tebriz ele geçirildi.
And is greeted by cheers and standing ovations.
İzleyiciler Tom'u ayakta alkışladılar.
The audience gave Tom a standing ovation.
Herkes gibi ayakta alkışlanmak istiyorum.
Because I want to get a standing ovation like everybody, so ...
Yarış sonunda, taraftarlar ayakta alkışladılar.
At the finish of the race, fans gave him a standing ovation.
Thunberg konuşmasının sonunda ayakta alkışlandı. [1]
Thunberg was given a 30-second standing ovation at the end of her speech.[57]
Tanınmış yönetmen Egon Savin'in yönettiği yapım seyirciden büyük alkış aldı.
The production, led by renowned director Egon Savin, won a standing ovation from the audience.
Ronaldinho'nun bu performansı Parisli taraftarlar tarafından olumlu karşılandı.
For his performance, Ronaldinho was given a standing ovation by the Parisian supporters.