stand firm
EN → TR
Tanım
•refuse to abandon one's opinion or belief
Diğer Dillerde
Lehçetrzymać się, zapierać się, zaprzeć się
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Ayaklarımızın üzerinde sağlam duruyoruz.
We stand firmly on our feet.
Beni izninle ihtilaf edilen şeylerde hakka kavuştur.
I stand firm with my doubts dispelled.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.
Watch! Stand firm in the faith! Be courageous! Be strong!
Koşulların hep geçerlidir; Tapınağına kutsallık yaraşır Sonsuza dek, ya RAB.
Your statutes stand firm. Holiness adorns your house, Yahweh, forevermore.
Sonsuza dek ona sevgi göstereceğim, Onunla yaptığım antlaşma hiç bozulmayacak.
I will keep my loving kindness for him forevermore. My covenant will stand firm with him.
Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.
When the whirlwind passes, the wicked is no more; but the righteous stand firm forever.