Ana içeriğe geç
Sözlük
/
stabbing

stabbing

/ˈstæb.ɪŋ/2 hece
C1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir

Tanım

painful as if caused by a sharp instrument

Diğer Dillerde

AlmancaMesserstecherei
İtalyancaaccoltellamento
Azericebıçaqlaşma
Felemenkçesteekpartij
Portekizceesfaqueamento
Fincepuukotus

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Bu gerçekten tuhaf!
[stabbing noises]
Göğsümde saplama acısı vardı.
I had a stabbing pain in my chest.
Sesin içimi kıyıyor, sanki bir--
Ah, your voice is stabbing me like a, like a giant--
Bıçaklama: Bu her şeyi çözebilir.
Stabbing: It can fix EVERYTHING.
Adam bıçaklama, çocuk kaçırma üzerine çalıştım.
I practice stabbing. Kidnapping.
Ardından onları öldürtüp mallarına da el koydu.
Then he killed her by stabbing and impaling her with his spear.
Beni her zaman terk edip sırtımdan bıçaklıyor...
He's always stabbing me in the back, and abandons me...
Ben emekliye ayrýldýđým sürece yanýma yay almýyorum
Me for bowing out I ain't taking a bow, I'm stabbing myself
Sami, Leyla'yı bıçaklamaya devam etmeye karar verdi.
Sami decided to continue stabbing Layla.
Polis, bıçaklı cinayete adı karışan adamı teslim olmaya çağırdı.
Police have urged the man involved in a fatal stabbing to turn himself in.
Bizim için, bu tip bıçaklanma olaylarına böyle bakabiliyor olmak çok ilginç.
It's very interesting for us to be able to look at things like knife stabbings.
Víðarr, Fenrir'e bakar ve mızrağıyla kurdu kalbinden bıçaklamadan önce çenesini açar.
Víðarr faces Fenrir and kicks his jaw open before stabbing the wolf in the heart with his spear.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod