sledge

/slɛdʒ/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"sledge" kelimesinin Türkçesi: varyos, balyoz., kızak, ağır çekiç, özellikle yük taşımaya mahsus büyük kızak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelvaryos
Genelbalyoz.
Genelkızak
Genelağır çekiç
Genelözellikle yük taşımaya mahsus büyük kızak
Genelvaryosla vurmak. sledgehammer varyos
Genelkızakla yolculuk etmek veya taşımak. sledg'ing kızak kullanma.

Tanım

•a heavy long-handled hammer used to drive stakes or wedges
•beat with a sledgehammer

Diğer Dillerde

Lehçeobrażać w celu odwrócenia uwagi, obrazić w celu odwrócenia uwagi

Etimoloji

From Middle English slegge, from Old English sleċġ (“sledgehammer; mallet”), from Proto-Germanic *slagjǭ. Cognate with Dutch slegge (“sledge”), Swedish slägga (“sledge”), Norwegian Bokmål slegge (“sledge”), Norwegian Nynorsk sleggje (“sledge”), Icelandic sleggja (“sledge”), German Schlägel.

Kelime Ailesi

dog sledge
ice sledge
sledge brake
sledge chair
sledge hockey
sledge racing
sledgebell
sledgeful
sledgeless
sledgelike
sledger
sledgie
threshing sledge

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Bir balyoz ile ceviz kırma.
Don't crack a nut with a sledgehammer.
Oğlum için yeni kızak satın aldım.
I bought new sledge for my son.
Türkiye'de "Balyoz" duruşması başladı
"Sledgehammer" trial starts in Turkey
Orada oturup kızağıma baktığımı hatırlıyorum.
I remember sitting there looking down at my sledge.
Karbon fiberden yapılmış kızak hokeyi sopaları
Carbon fiber sledge hockey sticks
Burada gördüğünüz gibi iki tane kızak sürüyorum.
I was, you can see there, pulling two sledges.
Bunun resmini çektim, oturdum ve ufak bir video çektim.
I took a photo of that. Sat down on my sledge. Did a sort of video diary piece.
Kolu kızağa sıkışmış, boğa da kızağı çekince... ...kolu koptu.
It was stuck in the sledge and the bulls pulled him off. So the arm cut off.
2010'dan beri kızak hokeyi bir karma cinsiyet etkinliği olmuştur. [1]
Since 2010, sledge hockey has been a mixed-gender event.[2]
Keskin çömlek parçaları gibidir karnının altı, Döven gibi uzanır çamura.
His undersides are like sharp potsherds, leaving a trail in the mud like a threshing sledge.
Umarım ne yaptığını biliyorsundur. Aksi taktirde balyozla kafanı kırarım.
I hope you know what you're doin', because I'll bust your head with a sledgehammer.
Ya da balyozun sivri uçlu çekiçten daha iyi olduğunu nasıl söyleyebiliriz?
How can you say that a sledgehammer is better than a ball-peen hammer?"