İhramlı iken avı öldürmeyin.
Do not kill game while you are in the state of pilgrim sanctity.
Bu yerin kutsallığı bozulmuş.
The sanctity of this place has been fouled.
Bu mekanın kutsallığı mutlaktır.
The sanctity of this space is absolute.
İhramda olduğunuz zaman av öldürmeyin.
Do not kill game while you are in the state of pilgrim sanctity.
Ey Allahým! Sonsuza dek sana minnettarým
What happened to the sanctity of life?
Beşinci kaynak bakir (e) lik ve kutsanmışlık.
The fifth foundation is purity/sanctity.
“Hayatın kutsallığı insanlara yapılan yardımlarda yatar.”
Sanctity of life lies in doing good to people."
Bakmaz mısın, şu benliklerini ak-berrak gösterip duranlara!
Hast thou not turned Thy vision to those who claim sanctity for themselves?
Biri Mall'un saygınlığını ve kutsallığını korumak için orada.
And one is there to preserve the dignity and sanctity of the Mall.
İçinizden kim onu bilerek öldürürse kendisine bir ceza vardır.
Do not kill any game when you are in pilgrim sanctity.
Ama bence insanlar şehir alanlarının kutsallığını kabul etmişler.
But I think people have recognized the sanctity of our urban areas.
Bunu, evinin kutsallığını terkediyorsun, ve caddede araba çarpabilir.
You leave this, the sanctity of your house, and you could be hit on the street.