O koku çürüyen et olabilir. 🔊
That smell could be rotting meat. 🔊
Sami şimdi hapiste çürüyor. 🔊
Sami is now rotting in jail. 🔊
Bu bir şeyin çürümesi gibi kokuyor. 🔊
It smells like something's rotting. 🔊
Jogging, yavaş bir hızda koşma şeklidir. 🔊
Jogging is a form of trotting or running at a slow or leisurely pace. 🔊
Çürüyen cesetlerden pis bir koku yayıldı. 🔊
A stench emanated from the rotting corpses. 🔊
Fiona'nın başı artık konuşmuyor ve kötü ve çürüyor. 🔊
Fiona's head no longer speaks and is foul and rotting. 🔊
Sami hayatının kalanını hapiste çürüyerek geçirecek. 🔊
Sami will spend the rest of his life rotting in jail. 🔊
Atların üç yürüyüşü vardır: yürüyüş, tırıs ve dörtnal. 🔊
Horses have three gaits: Walking, trotting and galloping. 🔊
O, hiçbir şekilde berbat çürüyen soğan kokusuna tahammül edemedi. 🔊
He could not by any means tolerate the ghastly smell of rotting onion. 🔊
Perdeyi açtığım anda aldığım o çürümüş et kokusunu halen hatırlayabiliyorum. 🔊
I can still remember sort of that smell of rotting flesh as I pulled the curtain back to see her. 🔊
Biraz asosyal olan eşi Jessie ise dünyayı gezen çifte karşı aynı sıcaklığı göstermez. 🔊
The reserved Jessie does not share her husband's warmth towards the globe trotting pair. 🔊
Birçok evsiz var ve evi olanlar da beş aile birlikte çürük binalara tıkılmış durumda. 🔊
Many are homeless, and those with homes are packed into rotting buildings with up to five families. 🔊