refinery

4 hece
C2 seviye
EN → TR
"refinery" kelimesinin Türkçesi: rafineri, tasfiyehane, kalhane, rafineri, şeker fabrikası. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelrafineri
Geneltasfiyehane
Genelkalhane
Genelrafineri
Genelşeker fabrikası
Genelkal ocağı.

Görsel

Rafineri bacasından yükselen beyaz duman - endüstriyel tesisGün Batımında Yanan Işıklarıyla Büyüleyici Endüstriyel Rafineri ManzarasıGün batımında buhar salan endüstriyel rafineri ve su yansımalarıGün batımında rafineri kuleleri ve dramatik turuncu gökyüzü manzarası

Tanım

•an industrial plant for purifying a crude substance

Diğer Dillerde

AlmancaRaffinerie
Fransızcaraffinerie
İspanyolcarefinería
İtalyancaraffineria
Rusçaнефтезаво́д, нефтеперераба́тывающий заво́д, НПЗ, са́харный заво́д
Arapçaمِصْفَاة
Felemenkçeraffinaderij
Portekizcerefinaria
Korece제당소, 제유소
Lehçerafineria
Ukraynacaнафтопереро́бний заво́д
Fincejalostamo
Çekçerafinérie
Rumencerafinărie
Macarcafinomító
Dancaraffinaderi
Endonezcekilang
Bulgarcaрафине́рия
Katalancarefineria
Galcepurfa
Malaycaloji penapis
Maltacaraffinerija
Belarusçaнафтаперапрацо́ўчы заво́д

Etimoloji

Etymology tree Proto-Italic *wre- Latin re-der. Old French re-bor. Middle English re- English re- English fine English refine Middle English -re,-ri,-rie,-ry,-rye English -ry English refinery From refine + -ry.

Örnek Cümleler

Yağ rafinerisi Çarpma karşıtı ajanlar
Oil refinery Antiknock agents
Hindistan'ın en büyük beşinci şehridir.
Fifth biggest refinery in India.
Bir petrol rafinerisinin akış diyagramı
Flow diagram for a typical oil refinery
Burada başka bir petrol rafinerisi kurdu.
There he established yet another oil refinery.
Tom petrol rafinerisinde uzun saatler çalışır.
Tom works long hours at the oil refinery.
Pforzheim'de bir altın ve gümüş rafinerisi vardı.
He owned a gold and silver refinery in Pforzheim.
Şehirde büyük bir petrol rafinerisi bulunmaktadır.
There is an oil refinery in the town.
İşte bu yüzden rafinerideki tüm bu kuleleri görüyoruz.
That's why you see all the towers over here in an oil refinery
Bu durumdan çoğunlukla petrol rafinerisi sorumlu tutuluyor.
Most of the blame is directed at the oil refinery.
Ayrıca şirket bir şeker rafinerisi ve içki fabrikası kurdu.
In addition, the company established a sugar refinery and distillery.
Başkent yakınlarında çok büyük bir petrol arıtımevi bulunur.
There is a very large oil refinery near the capital.
Daha sonra Sovyet Birliği burada bir petrol rafinerisi kurdu.
The Venezuelan government has also proposed building an oil refinery there.