Tanım
•any exciting and complex play intended to confuse (dazzle) the opponent
Örnek Cümleler
Tom bitkin düşmüş görünüyor.
Tom looks frazzled.
Biraz bitkin düşmüş görünüyorsun.
You seem a little frazzled.
İki: yorulmadan, odaklanarak çalışmak.
Then: working concentrated, without being frazzled.
Beaker, Dr. Bunsen Honeydew'ın asistanı.
Beaker, Bunsen's frazzled assistant.