Ve o da, razı olacaktır ondan.
Will surely be gratified.
Buna siz de şahitlik edersiniz.
Then, (this) you ratified and (to this) you bear witness.
Yakında mutlaka hoşnut olacaktır.
Will surely be gratified.
Hediyenizle ancak siz sevinirsiniz.
No. Be gratified in your present.
Kendisi de yakında mutlu olacaktır.
Will surely be gratified.
30 Aralık 1922 – Antlaşma onaylandı.
December 30, 1922 – Treaty ratified.
Kendisi de ukbada elbet hoşnut olur.
Will surely be gratified.
Yüz tane millet, anlaşmayı onayladı.
One hundred nations ratified the treaty.
Biz buna çok daha katmanlaşmış deriz.
We say it becomes more strongly stratified.
Bunu kabul etmiş ve tanık olmuştunuz.
Then, (this) you ratified and (to this) you bear witness.
Ama siz, hediyenizle böbürlenirsiniz."
No. Be gratified in your present.
Ve o (buna kavuşarak) hoşnut olacaktır.
Will surely be gratified.