purifying

4 hece
C2 seviye
EN → TR

Tanım

•acting like an antiseptic

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
cleansing
purgatorial

Örnek Cümleler

S: Şarap bile.
This fire is purifying everything.
Sami nefsini tezkiye ediyor.
Sami is purifying his nafs.
Gerçekten arındıran bir deneyim.
It's a very purifying experience.
Mareşal bize arındırıcı bir banyo verecek.
The Marshal is going to give us a purifying bath.
Onlardan ve diğerlerini yargılamaktan arınmayı iste.
Ask about purifying them and judgement of others.
Altını çimento kraliyetiyle arındırmak için bir tarifi var.
It has a recipe for purifying gold with cement royal.
Budist düşünceye göre dānanın bağışta bulunanın zihnini arındırma ve dönüştürme etkisi vardır.
In Buddhist thought, it has the effect of purifying and transforming the mind of the giver.
O sıralarda Yahyanın öğrencileriyle bir Yahudi arasında temizlenme konusunda bir tartışma çıktı.
Then there arose a question between some of John's disciples and the Jews about purifying.