punctuality
5 hece
C2 seviye
EN → TR
Tanım
•the quality or habit of adhering to an appointed time
Diğer Dillerde
AlmancaPünktlichkeit
Fransızcaponctualité
İspanyolcapuntualidad
İtalyancapuntualità
Rusçaпунктуа́льность
Felemenkçestiptheid
Portekizcepontualidade
İsveççepunktlighet
Lehçepunktualność
Ukraynacaпунктуа́льність
Fincetäsmällisyys
Rumencepunctualitate
Macarcapontosság
Dancapunktlighed
Bulgarcaакура́тност
Katalancapuntualitat
Galiçyacapuntualidade
Baskçapuntualtasun
Gürcüceპუნქტუალურობა
Esperantoakurateco
Afrikancastiptelikheid
Belarusçaпунктуа́льнасць
Etimoloji
Etymology tree English punctual Proto-Indo-European *-teh₂ Proto-Indo-European *-ts Proto-Indo-European *-teh₂ts Latin -itāsder. Old French -itebor. Middle English -ite English -ity English punctuality From punctual + -ity.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Ben dakiklik istiyorum.
I demand punctuality.
Biz dakikliğe değer veririz.
We value punctuality.
O dakikliğiyle gurur duyuyor.
He is proud of his punctuality.
Onun dakikliğine güvenemezsin.
You cannot calculate on his punctuality.
Dakikliğimden gurur duyuyorum.
I'm proud of my punctuality.
O, dakikliği ile gurur duyuyordu.
He was proud of his punctuality.
O, dakikliği üzerine kendisiyle gurur duydu.
He prided himself on his punctuality.
Öğretmenimiz dakikliğin önemi üzerinde durdu.
Our teacher dwelt on the importance of punctuality.
Dakiklik benim gücüm değil. Ben hep geç kalırım.
Punctuality is not my strength. I am always late.
Benim hakkımda bilmen gereken tek şey dakikliğe takıntılı olmamdır.
One thing you should know about me is that I'm obsessed with punctuality.