Ana içeriğe geç
Sözlük
/
pouring

pouring

/ˈpɔːɹɪŋ/2 hece
B2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir

Tanım

flowing profusely

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Bu döküyor.
It's pouring.
"Bir dahisin!",
I sat back waiting for these positive emails to be pouring in, saying, "You're a genius!
Tom ter döküyordu.
Tom was pouring sweat.
Yerçekimi eğilme dökümü.
Gravity tilt pouring.
Tom bir bardak süt döküyor.
Tom is pouring a glass of milk.
Bir bardak çay dolduruyorum.
I am pouring a cup of tea.
Hikayesini anlatmaya basladi.
The stories started pouring out.
Teşkilata yığınla başvuru var.
And applications are now pouring in.
Sıcak su dökerken elimi yaktım.
I burnt my hand while pouring hot water.
Pencerelerden siyah duman akıyordu.
Black smoke was pouring out the windows.
Yahudi yaşamı yeniden gönlüme girdi.
And Jewish life came pouring back into my heart.
Pencerelerden siyah duman dökülüyordu.
Black smoke was pouring out the windows.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod