Tanım
•as if squeezed uncomfortably tight
Örnek Cümleler
Bana çimdik attı!
He pinched me!
Kolumu çimdikledi.
He pinched my arm.
Tom'u çimdikledim.
I pinched Tom.
O ona çimdik attı.
She pinched him.
Tom yanağını sıktı.
Tom pinched his cheek.
Tom beni çimdikledi.
Tom pinched me.
Tom kolumu çimdikledi.
Tom pinched my arm.
Tom Mary'yi çimdikledi.
Tom pinched Mary.
Tom polisler tarafından kıstırıldı.
Tom got pinched by the cops.
O, koluma keskince bir çimdik attı.
She pinched my arm sharply.
Ve onlar, tek seferde her iki tarafta sıkışmak bu.
'Wake up, Dormouse!' And they pinched it on both sides at once.
O, para biriktirmek için yıllarca kıt kanaat geçindi.
He pinched and scraped for many years to save money.