Aşağı şehir ele geçirildi ve yakıldı.
The town was pillaged and burnt.
Sami ve Leyla, Ferit'in evini yağmaladı.
Sami and Layla pillaged Farid's house.
Barbarla saldırdı ve şehrimizi yağmaladı.
The barbarians raped and pillaged our city.
1278: Tatarlar Ryazan prensliğini yağmaladı.
1278: Tatars pillaged Ryazan principality.
Hunlar köyü yağmaladılar ve onu yakıp kül ettiler.
The Huns pillaged the village and burned it to the ground.
1146'da Sicilyalı Normanlar Trablus'u istila etti.
Tripoli was pillaged in 1146 by the Normans of Sicily.
Osmanlılar Mat ilçesine ilerledi ve bölgeyi talan etti.
The Ottomans marched through Mat and pillaged the area.
938 ve 940'ta yapılan kampanyalarla bunlar da Araplar eline geçti.
In 840, 994, and 998 AD Strood was pillaged by the Danes.
Yağmalanmasa da, "çok değerli ve sanatsal varlıkları"'nı kaybetti.
Though not pillaged, it lost "many valuable and artistic objects."
Timur öfkeyle geri döndü ve Gürcistan'ın geri kalanını iyice yağmaladı.
Timur turned back in fury and thoroughly pillaged the rest of Georgia.
Ayrıca Perusia başkalaroına ibret olması için yağmalandı ve ateşe verildi.
Perusia also was pillaged and burned as a warning for others.
1285: Temir'in oğlu Tatar savaş ağası Eltoray, Ryazan ve Murom'u yağmaladı.
1285: The Tatar warlord Eltoray, the son of Temir, pillaged Ryazan and Murom.