Tanı esas olarak MRG'dir .
Diagnosis is principally by MRI.
Bu fırın mahallenin ortak malıdır.
This pier is municipally owned.
Okul âtıl halde aşağı mahallede bulunmaktadır.
The college is situated at Narapally.
1998'in sonlarında tasarım öncelikle "işlevsel"di.
In late 1998 the design was principally functional.
Temel amaç kabul edilen kemer sıkma önlemlerine karşı gelmekti.
He principally avoids accepted means of expression.
Jüpiter esas olarak hidrojen ve helyumdan oluşan bir gezegendir.
Jupiter is a planet principally composed of hydrogen and helium.
Halk Latincesi hakkında bilgiler başlıca üç kaynaktan gelmektedir.
Support for the Shah came principally from three sources.
Bu yemekler genellikle ızgara, kızartma veya buharda pişirilmiş etlerdir.
These are principally grilled, fried or steamed meat.
Virginia gibi bazı koloniler esas olarak ticari girişimler olarak kuruldu.
Some colonies, such as Virginia, were founded principally as business ventures.
Esasen ekonomik nedenlerden dolayı Spratlys'deki adalara sahip çıkmıştı.[3]
It was principally for economic reasons, therefore, that he claimed islands in the Spratlys.[6]
Geri kalan yaşamını batı Avrupa’da, özellikle de İsviçre’de sürgünde geçirdi.
He spent the rest of his life in exile in Western Europe, principally in Switzerland.
Yeni Zelanda'da esasen Martinborough, Marlborough, Waipara ve Central Otago'da yetiştirilir.
In New Zealand, it is principally grown in Martinborough, Marlborough, Waipara and Central Otago.