Chappie üzüyordu görünüyordu. 🔊
The chappie seemed pained. 🔊
Rönesans İtalya'sına seyahat etti. 🔊
Paine appears to have travelled in Italy. 🔊
Tom'un yüzünde üzgün bir ifade vardı. 🔊
Tom had a pained look on his face. 🔊
Acý içindesin. Sanki ruhun azap çekiyor. 🔊
Oh, my seed... ...your aura looks pained... ...but I can bring a smile to your tortured soul. 🔊
Başlangıçta, çok acılı ve garip konuşmalar. 🔊
At first, very kind of pained, awkward conversations. 🔊
Göğsünü Dinting, onun huzursuz Paine yetiştirilen 🔊
Dinting his breast, had bred his restless paine, 🔊
Yüreğim sızlıyor içimde, Ölüm dehşeti çöktü üzerime. 🔊
My heart is severely pained within me. The terrors of death have fallen on me. 🔊
Eğildim, iki büklüm oldum, Gün boyu yaslı dolaşıyorum. 🔊
I am pained and bowed down greatly. I go mourning all day long. 🔊
Bitenlerin tek kusur Jeeves hala üzüyordu ve uzak olduğunu. 🔊
The only flaw in the scheme of things was that Jeeves was still pained and distant. 🔊
Yugoslav Savaşları ^ Bruce A. Elleman, S. C. M. Paine (2007). 🔊
Bruce A. Elleman; S. C. M. Paine (2007). 🔊
Gentile Bellini'nin Fatih tablosu en önemli tablolarından biridir. 🔊
The sermonic quality of Paine's writing is one of its most recognizable traits. 🔊