O da kovasını sarkıttı.
He let down his pail (into the pit).
Kovayı suyla doldurdum.
I filled the pail with water.
1975 yılında Patrick Depailler
Patrick Depailler in 1975
Espaillatdominican_ republic. kgm
Espaillat
Bedeni iyi beslenmiş, İlikleri dolu.
His pails are full of milk. The marrow of his bones is moistened.
Tom öğle yemeği sefer tasını aldı ve okula gitti.
Tom grabbed his lunch pail and headed for school.
Paillier’in etkileşimli simülatörü oylama uygulamasının örneğidir.
The Paillier cryptosystem interactive simulator demonstrates a voting application.
Tom öğle yemeği paketinden bir elma çıkardı ve onu yemeye başladı.
Tom took an apple out of his lunch pail and began eating it.
№:110 №:1251 Ufa İstasyonu → Kashkadan Park ( Sipailovo mahallesi ) [1]
№110 №251 Ufa Station→ Kashkadan Park (Sipailovo neighbourhood)[2]