O, bir sözlü sınava girdi.
He took an oral examination.
Bizim sözlü sınavımız vardı.
We had an oral exam.
Onun bir sözlü sınavı vardı.
He had an oral exam.
Biz onlara sesli sınav yapıcaz.
We'll give them an oral exam.
Onun İngilizce sözlü sınavı vardı.
She had an oral examination in English.
Onun hayatı herkes için ahlaki bir örnektir.
His life is a moral example to everyone.
Kahramanlık hikâyeleri ahlaki örnekler olarak hizmet edebilir.
Stories of heroism may serve as moral examples.
Dört ila altı finalist viva voce ya da sözlü sınava davet edilirler.
Four to six finalists are invited to a viva voce or oral examination.
Sözlü sınavında sana başarılar diliyorum! Sınavı yapan kişi Fransız mı?
I wish you success on your oral exam! Is the examiner French?
Onlara konuşmayı öğretmemek ve sözlü sınavlardan not vermemek yanlış," dedi.
It is wrong not to teach them how to speak and not to grade them through oral exams," he said.