on money
EN → TR
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Her şey paraya bağlı.
Everything depends on money.
Her şey paraya dayalı olmamalıdır.
Not everything should be based on money.
Paraya çok fazla önem vermemeliyiz.
We should not place too much emphasis on money.
Paraya dayalı olmayan bir devlete ihtiyacın var.
You have to have a government not based on money.
Seignorage (devletin metal para basımında sağladığı kâr).
Follow The Money (National Institute on Money in State Politics).
Para üzerine inşa edilmiş ilişkiler para bittiğinde sona erecektir.
Relationships built on money will end when the money runs out.
Bizim paramız biraz azalıyor da ? sorun değil ne kadar istiyorsun ?
We're running a little low on money? No problem, how much do you need?
Para kazanmayla o kadar meşguldü ki başka bir şey düşünecek vakti yoktu
He was so intent on money-making that he had no time to think of anything else.
İkinci çocukları Edgar'ın 19 Ocak 1809'daki doğumundan sonra aile maddi sıkıntı çekmeye başladı.
After the birth of their second son Edgar on January 19, 1809, the family ran low on money.