"occlude" kelimesinin Türkçesi: tıkamak, kapatmak, (kim.) emmek, absorbe etmek (özellikle gazlar için), (dişçi.) üst üste oturmak. occlusion emme veya emilme. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltıkamak
Genelkapatmak
Genel(kim.) emmek
Genelabsorbe etmek (özellikle gazlar için)
Genel(dişçi.) üst üste oturmak. occlusion emme veya emilme
Genel(dişçi.) üst üste oturma.
Etimoloji
Borrowed from Latin occlūdere, from ob (“before”) and claudere (“to shut”).
Örnek Cümleler
Çoğunu yüzler kapatmış, vesaire.
So many of them are occluded by faces, and so on.
En enerjik tip olan UVC Dünya atmosferince engellenmişti.
The UVC, the most energetic type, was occluded by the Earth's atmosphere.
Görememesi için bazı objelerin önü gri tahta parçasıyla kapatılmış.
They're occluded, from his point of view, with a kind of gray piece of wood.
Genellikle yaklaşmakta olan sıcak veya oklüzyon cephesinin önünde bulunurlar.
They are generally seen when a warm or occluded front is approaching.
Maksiller yan kesici dişler kapanışta mandibular yan kesici dişlerle temas kurar.
The maxillary lateral incisors occlude in opposition to the mandibular lateral incisors.