Ana içeriğe geç
Sözlük
/
obsolescence

obsolescence

/ˌɒb.səˈlɛ.səns/4 hece
EN → TR
↔ ters çevir

Tanım

the process of becoming obsolete; falling into disuse or becoming out of date

Diğer Dillerde

Etimoloji

From Latin obsolēscēns present participle of obsolēscere.

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Modasının geçmesi
Obsolescence
Kullanım Değerinin Kalmaması
Obsolescence
Buna 'planlı eskime' diyebiliriz.
This characteristic could be defined as 'Planned Obsolescence'.
Üç önemli öğe; reklam, kasıtlı eskitme ve kredidir.
The three crucial factors are advertising, planned obsolescence and credit.
Bu yolla eskime ve bunun gibi sorunlarla uğraşmamız gerekmeyecek.
That way we're not going to deal with obsolescence and all those kinds of issues.
'Kasıtlı eskitme' uygulandığı müddetçe kullanım ömrü düzenli şekilde düştü.
As planned obsolescence took effect - - life-spans fell steady.
Hizmet parçalarının değer yitimi maliyetlerini, geliştirilmiş öngörülerle azaltın.
Reduce obsolescence costs of service parts through improved forecasting.
Daha büyük bir gizem mütevazi ampulün 'kasıtlı eskitme'nin nasıl ilk kurbanı olduğudur.
A much bigger secret is how the humble lightbulb became the first victim of planned obsolescence.
Meclislerin nihai olarak önemini kaybetmesine neden olan şey, Roma'nın kendi başarısıydı.
It was Rome's own success that caused the ultimate obsolescence of the assemblies.
Planlı eskime tahminleri, bir şirketin ürün mühendisliği ile ilgili aldığı kararları etkileyebilir.
Estimates of planned obsolescence can influence a company's decisions about product engineering.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod