Ağlamak işe yaramaz.
Crying is of no avail.
Oynanabilir Oyun Yok
No Available Games
Tekrar denedim ama boşuna.
I tried again, but to no avail.
Uygun aygıt bulunamadı. dialog
No available device found.
Zan ise gerçeğin yerini tutamaz.
Certainly, conjecture can be of no avail against the truth.
O boşuna çite tırmanmaya kalkıştı.
He attempted to climb the fence to no avail.
Güçleri ve tahakkümleri sınırsızdı.
Yet, their pleas and platitudes were of no avail.
O bütün çabalarını işe yaramaz buldu.
He found all his efforts of no avail.
Ne malı kurtardı onu ne de kazandığı.
Of no avail shall be his wealth, nor what he has acquired.
Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi.
Of no avail shall be his wealth, nor what he has acquired.
Ne malı ne de kazandığı onu kurtaramadı.
Of no avail shall be his wealth, nor what he has acquired.
Bugün hiçbir şey işinize yaramayacaktır.
‘Today that will be of no avail to you.