Bu sürece ıslak öğütme denir.
This process is called wet milling.
Caddelerde boş boş dolanan yüzlerce insan vardı.
There were hundreds of people milling about in the streets.
İlk işlemler parçalama, ezme veya frezelemeyi içerir.
Initial processes involve shredding, crushing, or milling.
35 yaşındaki uçuş mühendisi Glen Millington, Fine Air'e 1996'da katıldı.
The flight engineer, Glen Millington, aged 35, had joined Fine Air in 1996.
İlçede yapılan tarihi kazılarda Hitit uygarlığına ait eserlere rastlanmıştır.
Milling activities are historically located on watercourses.
Her ne kadar Godtfred bir freze makinesine para harcamak istemiyor olsaydı da
Even though Godtfred wasn't comfortable spending money on a milling machine.
1905) 18 Ağustos – Richard Laurence Millington Synge, Britanyalı biyokimyacı (d.
1902) August 18 – Richard Laurence Millington Synge, English chemist (b.
Mısır Değirmenlerinin Tarihi, Cilt 2, Su değirmenleri ve Yel değirmenleri (PDF).
History of Corn Milling, Volume 2, Watermills and Windmills (PDF).
Hasat Üzümlerin olgunlaşma durumu dikkate alınarak, bir veya birkaç defada yapılır.
Milling to remove the outer coats from a grain may take place in one or more stages.
Yel Değirmeni : Şehrin Hollanda tarihini ve müreffeh değirmen un endüstrisini anar.
Windmill: Remembers the Dutch history of the city and the prosperous industry of milling flour.
1600 metninin basımcısının adı Valentine Simmes'dir ve kitap satıcısı yine Millington'dur.
The 1600 text was printed by Valentine Simmes for Millington.
O ve Thomas, Upton'un beton imalatçılarına sattığı cevher öğütme kumu üzerinde çalışmaya başladı.
He and Thomas started working on ore milling sand that Upton sold to concrete manufactures.