Aslında, onu yaptım.
As a matter of fact, I did it.
Aslında o ikna edildi.
As a matter of fact, he was convinced.
Aslında onu hiç görmedim.
As a matter of fact, I've never seen it.
Nitekim bu yüzden yaptık.
As a matter of fact, that's why we did it.
Gerçi aslýnda... öyleyim.
Although, as a matter of fact, I am one.
Aslında Tom'u sevmiyorum.
As a matter of fact, I don't like Tom.
Aslında onu çok seviyorum.
As a matter of fact, I love him very much.
Aslında onu kendisi yaptı.
As a matter of fact, he did it by himself.
Doğrusu ondan hoşlanmıyorum.
As a matter of fact, I dislike him.
Gerçek şu ki, onu ben yaptım.
As a matter of fact, I did it.
İşin doğrusu iflas kaçınılmaz.
As a matter of fact, bankruptcy is inevitable.
İşin aslın bakarsan, o doğrudur.
As a matter of fact, it is true.