Kötü hava törene zarar verdi.
The bad weather marred the ceremony.
EXIT festivali bir kadının ölümüyle gölgelendi
EXIT festival marred by woman's death
Çocukken, alkolik olan babasından şiddet görmüştür.
His childhood was marred by his alcoholic father.
Çok sayıda şiddet içeren olay kampanya dönemine gölge düşürdü.
Several violent incidents have marred the campaign.
Henry'nin 2006-07 sezonuna yaşadığı sakatlıklar gölge düşürdü.
Henry's 2006–07 season was marred by injuries.
Bu yılki kampanya dönemine bir dizi şiddet olayı gölge düşürdü.
A series of violent incidents have marred the campaign this year.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.
The credit goes to the man in the arena whose face is marred with dust and blood and sweat.
(Gölgelenen bir Yorkshire kelime ve şımarık ve huysuz anlamına gelir.)
(Marred is a Yorkshire word and means spoiled and pettish.)
Pazar günkü seçimler tarih yazmasına karşın düşük katılımla gölgelendi.
Sunday's poll made history but was marred by low turnout.
Öte yandan seçimler, rekor düzeyde düşük katılım nedeniyle bozulabilir.
It could also be marred by record-low turnout.
Seçimler, NATO üyelerinin eleştirilerini çeken şiddet olaylarıyla gölgelendi.[3]
The elections were marred by violence that attracted criticism from NATO members.[99]
Büyük boykot secimlere gölge düsurdu: seçmenlerin yarısından fazlası oy kullanmadı.
The election was marred by major boycott: over half of voters did not vote.