"makin" kelimesinin Türkçesi: makin adası. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Tanım
•battles in World War II in the Pacific (November 1943); United States Marines took the islands from the Japanese after bitter fighting
Örnek Cümleler
O çay yapıyordu.
She was making tea.
Tom darlık çekiyor.
Tom is having trouble making ends meet.
O kurabiye yapıyor.
He is making cookies.
Annem pasta yapıyor.
Mom is making a cake.
Hep hata yapıyorsun.
You're always making mistakes.
Sen tarih yazıyorsun.
You are making history.
Sadece emin oluyordum.
I was just making sure.
Yaygara yapmayı bırak.
Stop making a fuss.
Karar vermeyi severdi.
He liked making decisions.
Çuvalla para kazanıyor.
She's making money hand over fist.
Bana pas veriyor musun?
Are you making a pass at me?
Ben bir kek yapıyordum.
I was making a cake.