Ana içeriğe geç
Sözlük
/
limousine

limousine

/ˌlɪməˈziːn/3 hece
C1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"limousine" kelimesinin Türkçesi: limuzin. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genellimuzin

Görsel

Siyah lüks coupe limuzin - şık otomobilRolls Royce limuzin lüks araç - aristokratik görüntü

Tanım

•large luxurious car; usually driven by a chauffeur

Diğer Dillerde

İspanyolcalimusina
Farsçaلیموزین
Felemenkçelimo
Portekizcelimusine
Lehçelimuzyna
Ukraynacaлімузин
Fincelimusiini
Çekçelimuzína
Rumencelimuzină
Macarcalimuzin
İbraniceלימוזינה
Dancalimousine
Norveççelimousin
Endonezcelimosin, limusin
Bulgarcaлимузи́на
Litvancalimuzinas
Letoncalimuzīns

Etimoloji

Borrowed from French limousine, from region Limousin, originally an adjective referring to the city Limoges, from Latin Lemovices (adjective Lemovicīnus), name of a Gaulish tribe in central France, most likely a reference to their elm bows and spears, of same ultimate origin as elm.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Ve limuzin boşaldı.
And the limousine empties out.
İki limuzin vardır.
There are at least two limousines.
O bir limuzin şoförü.
He's a limousine driver.
Tom bir limuzin şoförüdür.
Tom is a limousine driver.
Onların işi limuzin kullanmaktır.
Their job is to drive the limousines.
Onun bir traktörü ve kamyoneti vardır.
He had a limousine and driver.
Başlık Yıl Albüm "Limousine Machine" ft.
Title Year Album "Limousine Machine" ft.
Doğrusu hatırladığım ilk şey bir limuzin.
The first thing I remember is in fact a limousine.
Tom'un sürücüsü limuzinin kapısını Mary için açtı.
Tom's chauffeur opened the limousine's door for Mary.
Tom bir limuzin sürücüsü olarak çalışmak istiyordu.
Tom wanted to work as a limousine driver.
Tom bir limuzin sürücüsü olarak part-time çalışıyor.
Tom works part-time as a limousine driver.
Otelin dışındaki Tom için bekleyen bir limuzin vardı.
There was a limousine waiting for Tom outside the hotel.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod