limber

/ˈlɪmbə(ɹ)/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"limber" kelimesinin Türkçesi: toparlak, top arabasının ayrılabilen ön parçası, (den.) geminin karinasına sintine suyunun geçmesi için yapılmış delik ve oluk, (gen.) up ile top arabasına koşum parçasını bağlamak. limber up harekete alıştırmak., eğilir bükülür. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltoparlak
Geneltop arabasının ayrılabilen ön parçası
Genel(den.) geminin karinasına sintine suyunun geçmesi için yapılmış delik ve oluk
Genel(gen.) up ile top arabasına koşum parçasını bağlamak. limber up harekete alıştırmak.
Geneleğilir bükülür
Geneloynak (bilhassa beden uzuvları) limberness kolayca eğilip bükülme.

Tanım

•(used of persons' bodies) capable of moving or bending freely
•a two-wheeled horse-drawn vehicle used to pull a field gun or caisson
•cause to become limber

Diğer Dillerde

Almancaaufprotzen, Protze
İspanyolcaarmón, flexibilizar
İtalyancaflessibilizzare
Rusçaпередо́к
Fincejoustavoittaa
Rumenceflexibiliza
İrlandacaaclaigh

Etimoloji

For the obsolete limmer, from Old Norse limar (“branches”), plural of lim.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom oldukça esnek.
Tom is quite limber.
Tom hâlâ oldukça esnek.
Tom is still quite limber.
Tom oldukça çevik, değil mi?
Tom is quite limber, isn't he?
Bunların ilki 17. yy'daki Limberakis Yerakaris'ti.
The first of these was Limberakis Gerakaris in the 17th century.