Bu aydınlatıcı.
This is enlightening.
O çok aydınlatıcıydı.
That was very enlightening.
Ultra -viyole işıkları kırır.
There Pelle is lightening the candles.
Biz sana apaçık âyetler indirdik.
(Muhammad) We have given you enlightening authority.
Sana apaçık ayetler indirmekteyiz.
(Muhammad) We have given you enlightening authority.
İnsanları aydınlatmak çok kolaydır.
Enlightening the people is very easy.
Andolsun ki sana apaçık ayetler indirdik.
(Muhammad) We have given you enlightening authority.
Ama aydınlatıcı bulduysanız, o zaman iyi.
If you find it enlightening, all the better.
Andolsun Biz sana apaçık ayetler indirdik.
(Muhammad) We have given you enlightening authority.
And olsun ki, sana apaçık ayetler indirdik.
(Muhammad) We have given you enlightening authority.
Onların şahitliklerini de ebediyen kabul etmeyin.
Do not be too severe upon their errors, but reclaim them by enlightening them.
Yemin olsun, biz sana açık-seçik ayetler indirdik.
(Muhammad) We have given you enlightening authority.