lighted

/ˈlaɪtəd/2 hece
C2 seviye
EN → TR

Tanım

•provided with artificial light

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
lit
well lighted
illuminated
lighty
lit up
well-lighted

Örnek Cümleler

Mary yüzünü yaktı.
Mary's face lighted up.
Ben bir tane yaktım.
I lighted one.
Işıktan yaratılmıştır.
So the fuse is lighted.
Yüzü sevinçle ışıldadı.
His face lighted up with joy.
Mumlar odayı aydınlattı.
The candles lighted the room.
Bu ışık yandı ve bu şey.
This one lighted up, and this one nothing.
Bir mum odayı aydınlattı.
A candle lighted the room.
Tom onun kandillerini yaktı.
Tom lighted his candles.
Martha yüzü oldukça yaktırır.
Martha's face quite lighted up.
Sen hiç bir pürmüzle sigara yaktın mı?
Have you ever lighted a cigarette with a blowtorch?
Gökte Ay'ı bir nûr, Güneş’i ise lâmba yaptı. [10,5]
And has placed the moon therein, an illumination, and has placed the sun, a lighted lamp?
Ayı bunların içinde bir ışık, güneşi de bir lamba yaptı.
And has placed the moon therein, an illumination, and has placed the sun, a lighted lamp?