Laser Bean: Fasulyedir.
A laser beam.
Gözlerinden ve kuyruğundan lazer ışını çıkarabilir.
He can emit laser beams from his eyes and tail.
Lazer ışını alarm tetikleyicilerini kontrol ediyorum.
I'm checking for laser beam alarm triggers.
9M117 Bastion Rus yapımı lazer ışın güdümlü tanksavar füzesidir.
The 9M117 Bastion is a Russian laser beam-riding anti-tank missile.
Tek yapmanız gereken Ay'a bir lazer tutmak ve bileğinizi oynatmak.
All you have to do is point a laser beam at the moon and flick your wrist.
Çift-yarık deneyinde, iki yarık tek bir lazer ışınıyla aydınlatılır.
In the double-slit experiment, the two slits are illuminated by a single laser beam.
Uzun menzilli lazer tarayıcı lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır.
Long range laser scanning by sending out a pulse that's a laser beam of light.
Lazer ışınları tarafından yapılan deliklerinin iki tür olduklarını fark etti.
He noticed that holes made by laser beam were of two kinds.
GreenLight Lazer Tedavisi [1] prostat dokusunu çıkarmak için bir lazer ışını kullanır.
GreenLight Laser Therapy[1] uses a laser beam to remove prostate tissue.
Odaklanmış lazer ışınının çevrilmesi, karmaşık sarmal yapıların bile üretilmesini sağlar.
Translation of the focused laser beam allows production of even complex helical structures.
Lazer göstergemi yeşil Hindistan'da ekolojik ve geri-dönüşümü olan bir versiyonuyla değiştirdim.
I have transformed the laser beam into an ecological, recyclable version here, in green India.
Eğer bir lazer ışını bu malzemenin üzerine yansırsa, rastgele ve benzersiz bir örüntü oluşturur.
When a laser beam shines on the material, a random and unique speckle pattern will arise.