labored
2 hece
C2 seviye
EN → TR
Tanım
•requiring or showing effort
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Onlar fabrikalarda çalıştılar.
They labored in the factories.
Onlar üst üste her gün çalıştılar.
They labored day after day.
Onlar 1997 mali yılı için bütçe üzerinde çalıştılar.
They labored over the budget for the fiscal year 1997.
Sizin için çok çalışmış olan Meryeme selam söyleyin.
Greet Mary, who labored much for us.
Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.
And Snow labored for a long time with this great insight that everybody ignored.
Seninle şarkı söyledik ve seninle ümit ettik savaştık, korktuk ve dua ettik.
With you we sang. And with you we labored. We fought our fears.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.
As we labored exceedingly with the storm, the next day they began to throw things overboard.
Tüm yetişkin hayatım boyunca Sanskritçe'nin çeltik tarlalarında çalıştım. . . [1]
I've labored all my adult life in the paddy fields of Sanskrit, ...[11]