kibe
/kaɪb/
EN → TR
"kibe" kelimesinin Türkçesi: el ve ayakta soğuktan meydana gelen çatlak, yarık. tread on ones kibes damarına basmak, sıkıp sinirlendirmek .. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelel ve ayakta soğuktan meydana gelen çatlak
Genelyarık. tread on ones kibes damarına basmak
Genelsıkıp sinirlendirmek .
Tanım
•ulcerated chilblain on the heel
Örnek Cümleler
Zelalem Kiberet 25 yaşındayken.
Zelalem Kiberet at 25.
Bugün ben Kebira'yı farklı görüyorum.
Today, I see Kibera in a different way.
Kibera'da her sene daha çok çatıyı kaplıyoruz.
In Kibera, each year we cover more roofs.
Kibera Afrika'nın en büyük fakir semtlerinden biri.
Kibera is one of Africa's largest slums.
Şimdi Kibera'ya baktığınızda, onlar da size bakıyor.
When you look at Kibera now, they look back.
Ve Julius'la geçen hafta Kibera'da yaşarken tanıştım.
And I met Julius the last week that I was living in Kibera.
Teknolojinin dönüşümsel gücünün bir örneği de Kibera'da.
One illustration of the transformational power of technology is in Kibera.
KebiraTV'ye rapor etmek için el kameraları kullanıyorlar.
Kibera TV.
Kibera, yenilikler ve fikirler için bir fırsat yuvasıdır.
Kibera is a hotbed of innovation and ideas.
Burası Kibera, Doğu Afrikadaki en büyük gecekondu bölgesi.
This is Kibera, which is the largest slum in East Africa.
Evet, burası Kibera, Nairobi'deki en büyük gecekondu bölgesi.
So, that's Kibera, the largest squatter community in Nairobi.
Kibera'da yaşayan topluluk içerisinde basit avuçiçi cihazlara,
Young people living in Kibera in their community, with simple handheld devices,