•A type of small boat, covered over by a surface deck, powered by the occupant or occupants using a double-bladed paddle in a sitting position, from a hole in the surface deck
•To use a kayak, to travel or race in a kayak.
•To traverse (a body of water) by kayak.
Örnek Cümleler
Sörf kanoları
Surf kayaks
Bildiğiniz gibi, ben Dr.
So we had a few kayaks.
Böylece birkaç kanomuz oldu.
I mean, I thought it was a great idea, but I started building kayaks.
Tom ve Mary kayak yapmaya gitti.
Tom and Mary went kayaking.
Tom asla kendi başına kayak yapmaz.
Tom never goes kayaking by himself.
Tipik olarak çift taraflı kayak kürekleri.
Typically double sided kayak paddles.
Sörf kayağı yarışması, batı Vancouver Adası.
Surf kayak competition, westcoast Vancouver Island.
Bir dizi özel sörf kayağı tasarımı mevcuttur.
There are a number of speciality surf kayak designs available.
Ahududu Adası (Alaska) açıklarında kayakçılar.
Kayakers off the coast of Raspberry Island (Alaska)
Önümüzdeki hafta sonu kano yapmaya gidebiliriz.
We could go kayaking next weekend.
Sonuncu makamında John Hawkins ile tanıştı , [4]
At the latter post, he met John Hawkins, a surgeon who had kayaked rivers in Tasmania.[4]
B-cache asenkron ya da senkron SRAM’lerle oluşturulabilir.